Ciao Bella üzerinedir
İnsan olmanın tesellisi bu dünyada mevcut değil. Not düşer, hamd eder, devam edersin.
Akşamın dinginliğinin gecenin hareketli saatleriyle kesiştiği zamandayız. Günün yorgunluğundan soyunduğumuz, kendi beden ve ruhumuzla direkt temas edebileceğimiz saatlere koşarken. İşte o pek de uzun olmayan sınır zamanda kendimizi tam da ana teslim etmenin verdiği hazzı deneyimliyoruz. Ne geçmişin prangası ne de geleceğin korkusu. Arkada ciao bella çalıyor. Kanın ısındığı, varlığını yekten hissettiğin anlar. Akılsal düzlemde tartışmaya çalıştıklarımız, sistem yargılarımız ama nihayetinde pek de akıcı olmayan İtalyancamla eşlik etmeye çalıştığım şarkımız.
Güneş çarpar insanı, sen güneşi çarpamazsın. Güneş doğar, batar ve tekrar doğar. Sen tekrar doğamazsın. Toprağın altı günahlarla dolu, çoğu benim. Deniz güzel ve hırçın bugün. Onun da çoğu benim. Parmak uçlarımdan aktığını hissettiğim siyah mürekkepten güneşin yaktığı tuzlu suyla arındım. Tırnak diplerim sızladı ve yandı. İyi ki. Sızıyı hissedebilmenin nimet olduğunu idrak ettim. Not düştüm, hamd ettim, devam ettim.
Yaşamanın suç olduğunu hissettiğimiz zamanlar: gecenin ilerleyen saatleri. Nerede olduğumuzun niçin'ine cevap veremeyince oluşan karanlık ve sonsuz boşlukta kaybolma isteği. Ya da hayır. Madem ana karnına dönemiyoruz tekrardan, bir balık yutsun bizi. Yitirdiğim doğruların izini sürecek kadar enerjim kalmamış. Allah'ım niyazım sana. Ben izini süremiyorsam, sen onları çıkar karşıma.
Güneşin en tepede olduğu, temmuz sıcağında kavrulduğumuz zaman dilimi. Derken rüzgar eser. Yakıcı sıcağın altında esen serin rüzgar. Beş yaşımın kocamanı gibi kocaman, dört yaşımın temizi kadar tertemiz bir gözyaşı akar. Çıkmayınca kelimeler yutaktan, kelimelere dökülemeyince hissiyatlar gözyaşı olur. Koşulması gereken yola, akılması gereken yatağa yolculuk başlamıştır.
Ciao Bella üzerinedir.
Elveda edilen güzelliklerin yerine başka bir güzelliğe 'merhaba' denir.
Devinim budur.
Yorumlar
Yorum Gönder