İnsan olmanın tesellisi bu dünyada mevcut değil. Not düşer, hamd eder, devam edersin. Akşamın dinginliğinin gecenin hareketli saatleriyle kesiştiği zamandayız. Günün yorgunluğundan soyunduğumuz, kendi beden ve ruhumuzla direkt temas edebileceğimiz saatlere koşarken. İşte o pek de uzun olmayan sınır zamanda kendimizi tam da ana teslim etmenin verdiği hazzı deneyimliyoruz. Ne geçmişin prangası ne de geleceğin korkusu. Arkada ciao bella çalıyor. Kanın ısındığı, varlığını yekten hissettiğin anlar. Akılsal düzlemde tartışmaya çalıştıklarımız, sistem yargılarımız ama nihayetinde pek de akıcı olmayan İtalyancamla eşlik etmeye çalıştığım şarkımız. Güneş çarpar insanı, sen güneşi çarpamazsın. Güneş doğar, batar ve tekrar doğar. Sen tekrar doğamazsın. Toprağın altı günahlarla dolu, çoğu benim. Deniz güzel ve hırçın bugün. Onun da çoğu benim. Parmak uçlarımdan aktığını hissettiğim siyah mürekkepten güneşin yaktığı tuzlu suyla arındım. Tırnak diplerim sızladı ve yandı. İyi ki. Sızıyı...